Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Dindar Ötekiyi Tasvip Etmek
–Abdülhakim Murad

[*4.669 yazı içinden]

Kahramanlar Geçidi

Yazara Mesaj Gönder

KİŞİLER HAKKINDA yazmak âdetim değildir. Ama bu hafta sonu âdetlerimizi sarsan, hayatın bizden götürdüğü pek çok şeyi hatırlatan bir kahraman geçti Gebze’den.

Bu asrın isimsiz kahramanlarındandı o. Elinde laptopu hazırladığı Risale sunumları ile yurdun dört köşesini dolaşan biri. Hem de basit bir emekli maaşı ile.

Muhtemelen ismini hiç duymadığınız yüzlerce kahramanlardan biri . Çünkü o şöhretten öylesine korkuyor. En beğendiğim hasletlerinden biri kendisini bu yaşına rağmen hâle talebe bilmesi. E bu normal bir şey diyeceksiniz.

Hayır. Bu zamanda talebe olmak, hele on yıllarca hizmet ettikten sonra talebe kalabilmek hiç de kolay değil. Etrafımızda bu hasleti öylesine mumla arıyoruz ki! Biraz bir şey okuyan, biraz hizmet eden, bir yerlerde âbi olan, bakıyorsunuz hemen başımıza şeyh kesiliyor.

Bir zamanlar şiadan birine sormuştum: Nasıl oluyor da sizde 12 günahsız imam bulunuyor?

Kardeşim dedi soruya muhatap olan arkadaş. Bizde sadece 12 imam günahsız, sizde elini sallasan her yerde bir imam var ve imam olan herkes kendisini günahsız ve peygamber vekili kabul ediyor.

Ne kadar büyük olursak olalım, bizim de hata yapma ihtimalimizin olduğunu kabul etme ihtimalini çok seviyorum. Bir konuda yükselen arkadaşımızın kendisini nasıl olup da her konuda otoriter halde hissetmesini bir türlü anlayamıyorum. Hele bir de o, “biz hiç hata yapmadık ve yapmayız söylemlerini.”

İşte Halil Köprücüoğlu ağabeyi en çok bu yüzden seviyor ve bu kaybettiğimiz hasletin uğruna yazmaya çalışıyorum. O, “evet ben çok yanlış yaptım, şimdi yanlışlarımı görmeye ve onları düzeltmeye çalışıyorum” diyor.

Allah Allah! Sen yıllardır hizmetin her kademesinde bulun, dünyanın her tarafında dersler yap, insanların sevgisini kazan, sonra da “ne olur benim bir hatamı görürseniz bana söyleyin” de.

Ağabeyler hata yapar mı âbi? Onlar hatadan arınmış değiller mi?

Halil ağabey onu tanıdım tanıyalı Risale çalışmayı kendisine görev kabul eden biri. Hani o, geçmiş malumatları ile idare eden, yaptıklarını köpürterek insanların gözünü boyayan cinsten değil. Devamlı okuyan, araştıran, hatta yeni teknolojik imkanlardan bu uğurda istifadeye etmeye çalışan biri. Bilgisayardan perdeye yansıtarak yaptığı Risale sunumları bizi de heyecanlandırdı doğrusu. Oku, geç anlayışımızı param parça etti. Risalenin üzerinde çalışılması gereken bir konu olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Bugün artık Risaleye muhatap olma tarzı o kadar farklı metotlarla zenginleşmiştir ki, bunların gerisinde kalmak yerimizde saymaktan başka bir şey değil. Yerinde sayan, ve terakki edemeyen her kesin de gerilerde kalması mukadderdir. Bu gerilerde kalan ben olursam o sadece benim problemimdir. Ama âbi sayılan, bir grubun önünde görünenler yerinde saymaya başlar, manevi terakkilerini yeterli görürlerse, onlarla beraber grupları, cemaatleri de geri kalmaya, çağın ötesinde durmaya başlar.

Bunun yaşla ilgili bir şey olduğuna inanmıyorum. Yetmişine dayanan bazı ağabeylerimizin ne kadar ileri görüşlü, ne kadar cesur, ne kadar atılımcı ve şevkli olduğunu, nasıl hizmet ateşi ile yandıklarını görmek de var işin içinde.

İşte Halil ağabey şeker hastalığına, elli beş yaşına rağmen hâlâ bizlere yeni şeyler söylüyor. Bitmez tükenmek bir enerji ile derslerine devam ediyor.

Nedir bunun sırrı?

Kendini her daim Risalenin talebesi bilmesi. Biz olduk artık hilesine düşmemesi. Durmadan, devamlı bir şekilde okuması, çalışması, düşünmesi, müzakere etmesi…

Halil ağabeyi kendinden çok yaş küçük bir arkadaşımızın makalesini okurken görüyorum. Heyecanlanıyor. Böyle kardeşleri olduğu için Allah’a şükrediyor. Yakaladığı hakikatler karşısında sarsılıyor ve bunları başkaları ile de paylaşmaya koşuyor. Devamlı, bitmez tükenmez bir öğrenme isteği.

Daha ne kadar okuyacak, daha ne kadar öğreneceksin? diye soruyorum.

- Kabre kadar, diyor. Allah’ın izniyle kabre kadar okuyacak, öğrenecek, çalışacak ve öğrendiklerimi isteyenlerle paylaşacağım diyor.

İşte senin bu hasletini, her daim talebe olmanı kıskanıyorlar ağabey. Şöyle göbeğini çıkarıp, enseni biraz kalınlaştırsan, etrafa biraz küçümser bakışlar fırlatmayı bilsen emin ol çok muteber bir ağabey olursun. Onlardan olur, normalleşirsin. Böylece büyük yerlerden itibar görüp, sen de daha lüks arabalara binebilirsin.

Ama biliyorum, sen hiç öyle ağabey olmayı beceremedin. Tutup bu yaşınla Manisa’da ortaokul talebeleriyle ilgilendin. Onlarla derttaş oldun, dersler yaptın. Gebze’de Kaderi, Reşha Mesleğini anlattın. Okuma programları ayarladın, elleri nasırlı dershane arkadaşlarını programlara çağırdın… Bu küçük işler sana yakışır mı ağabey, sen büyük buluşmaların, bitmeyen toplantıların, toplum/cemaat mühendisliklerinin adamı değil misin?

Seni bazı büyük kafaların niye sevemediklerini biliyorum: Sen derslerinle, talebelerle şakalaşmaların, programlardaki marşların, her an tazelenen Risale tefekkürünle bir tehdit unsurusun. Hiçbir şey yapmana gerek yok, yerinde sayanlara çağ dışılıklarını, geri kalmışlıklarını, gelişememişliklerini, göz boyamalarla hareket ettiklerini hatırlatıyorsun.

Senin dedikodu yapmana, gıybetlerde bulunmana, birilerini tehdit etmene gerek yok. Senin Risale okumaların ve derslerin kartondan kaleleri yerle bir edecek en asli hizmetindir.

  20.03.2006

© 2015 karakalem.net, Levent Bilgi

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

3tasdik nevindenfilanca gürler, 10.04.2006, İstanbul

halil ağabeyin internet ortamında karşıma çıkması beni heyecanlandırdı..

maddi ve manevi techizatla koşturan ağabeylerin sayıları artar inşaallah.

levent abinin bahsettiği kartondan kalelerin yıkılması, "buzdolabındaki beyinler"in ortaya çıkmasına ve nice halil ağabeylerin tam verimle hizmet etmelerine vesile olacaktır.

Allah buz parçalarımızı havuzda eritmek nasib etsin..

2kalemine sağlıkhalil erşahin, 28.03.2006, manisa

levent kardeşim , halil abi bu yazdıklarına kızsada , hakikaten onu anlayabilmiş bir kalem olarak , onun hepimize örnek olabilecek hizmet, okuma, anlatma, anlama ,kul olabilme ,talebe olabilme şevkini çok güzel dillendirmişsiniz.

Asıl kahramanlara o kadar çok ihtiyacımız

var ki.Unuttuğumuz ,ama olmazsa olmaz bu değerleri Halil abinin şahsında tekrar hatırlattığın için Allah razı olsun.

1SOBE, 21.03.2006, manisa

Halil abiyi biz de çok seviyoruz....Kendisi bize ufuk açan kişilerden birisi ....Sesine ses Heycanına heycan vermesi temennisiyle...

SOBE




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut