Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Kime bakmalı?
–İsmail Örgen

[*4.628 yazı içinden]

Ye’cüc ve Me’cüc ÇİN’ mi ?..

Yazara Mesaj Gönder

Bir âyet..

Ye’cüc ve Me’cüc (ün sedleri) açıldığında,
Onlar her bir tepeden akın ederler;
Gerçek olan vaad yaklaşmıştır.
İşte o zaman,
İnkâr edenlerin gözleri yuvalarından fırlayacak:
"Eyvahlar bize, biz bundan tam bir gaflet içindeydik,
Hayır, bizler zâlim kimselerdik (diyecekler). "

*Enbiya Suresi, 96-97


Bir hadis..

On alâmet zuhur etmedikçe kıyamet kopmaz:
Güneş’in batıdan doğuşu,
Duhan (duman),
Dabbet-ül arz,
Yecüc-Mecüc,
Deccâl,
Meryem oğlu İsa’nın inmesi,
Yemen’ den çıkacak bir ateş,
Doğu’ da bir yerin çökmesi,
Batı’ da bir yerin çökmesi,
Arap yarımadasında bir yerin çökmesi..

*Sünen-i Tırmizi / 4.Cilt / Fitne Babları / Hadis no: 2274 , 2275 , 2276 , 2277 , 2278


Ve risaleler..

Kur’an’ ın lisân-ı semavîsinde
“Yec’ üc ve Mec’ üc” nâmı verilen
Mançur ve Moğol kabileleri,
Eski zamanda
Çin-i Maçin’ den bir kısım başka kabileleri beraber alarak
Kaç defa Asya ve Avrupa’ yı
Herc ü merc (darmadağın) ettikleri gibi,
Gelecek zamanlarda dahi,
Dünyayı zir ü zeber (yerle bir) edeceklerine
İşaret ve kinâyedir (üstü örtülü bir ifadedir).
Hattâ şimdi de
Komünistlik içindeki anarşistin ehemmiyetli efrâdı onlardandır..

*Şuâlar / 5. Şuâ / 15. Mesele / syf 588

Ye'cüc ve Me'cüc,
Ehl-i garet (yağmacı, çapulcu) ve fesad (arabozucu)
Ve ehl-i hadaret ve medeniyete ecel-i kaza
(medeni olanlar ve medeniyet için elinden kurtulunması mümkün olmayan)
Hükmünde iki taife-i mahlukullahtır
(Allah’ın yarattığı iki topluluktur)...

*Muhakemat / 4. Mesele / syf 66

..Kur’ an lisânıyla Ye’ cüc ve Me’ cüc' ün ve
Tabir-i diğerle ( diğer bir ifadeyle )
Tarih lisanında Mançur ve Moğol denilen ve
Âlem-i beşeriyeti ( insanlık âlemini ) kaç defa zir ü zeber ( yerle bir ) eden ve
Himalaya dağlarının arkasından çıkan ve
Şarktan garba kadar ( doğudan batıya kadar ) harap eden
Akvâm-ı vahşiye ve garetkâr ( vahşi ve yağmacı ) milletlerin
Hind ve Çin’ deki akvam-ı mazlumeye ( mazlum kavimlere )
Tecavüzlerini ( saldırıları ) durdurmak için,
O Himalaya silsilelerine ( sıradağlarına ) yakın iki dağ ortasında,
Uzun bir sed yaptığı ruy-i zeminde ( yer yüzünde )
Mürur-u zamanla(zamanın geçmesiyle) dağ şeklini almış,
Tanınmayacak bir surete gelmiş çok sun’i setler vardır.
Ve o akvam-ı vahşiyenin ( vahşi kavimlerin )
Kesretle ( bir çok ) hücumlarına çok zaman mani olduğu gibi,
Kafkas dağlarında, derbent cihetinde yine çapulcu,
Garetgir ( yağmacı ) akvam-ı Tatariyenin ( Tatar kavimlerinin )
Hücumunu durdurmak için,
Zülkarneyn-misal ( Hz. Zülkarneyn’ in yaptığına benzer )
Eski İran padişahlarının himmetiyle ( gayretleriyle ) sedler yapılmıştır..

*Lem’ alar / 16. Lem’ a / syf 112

Emr-i İlâhi (Allah'ın emri) geldiği vakit sed harab olacaktır..
Seddin harabiyeti kıyâmete alâmet olur..

*Muhakemat / 4. Mesele / syf 66

Anarşistlik fikrinin tam yeri ise;
Hem mazlum kalabalıklı,
Hem medeniyette ve hâkimiyette geri kalan çapulcu kabileler olacak.
Ve o şerâite muvafık (şartlara uygun) insanlar ise,
Çin-i Maçin'de kırk günlük bir mesafede yapılan ve
Acaib-i seb'a-i âlemden ( Dünyanın yedi harikasından ) birisi bulunan
Sedd-i Çinî'nin (Çin Seddi’nin) binasına (inşasına) sebebiyet veren
Mançur ve Moğol ve bir kısım Kırgız kabileleridir..

*Şuâlar / 5. Şuâ / 15. Mesele / syf 588


Bu günden Yarına Çin..

6,6 milyarlık günümüz dünyasında,
1,3 milyarlık nüfusuyla her beş dünyalıdan biri Çinlidir..
2050 yılında bu oran, çok daha yükselecektir..
Çin toprakları yaklaşık olarak ABD toprakları büyüklüğündedir.
Nüfusu ise nerdeyse ABD’ nin beş katı kadardır.
21’ inci yüzyılın ortasında,
Çin ekonomisinin G7 ülkelerini fersah fersah geçeceği düşünülmektedir..
BM’ nin 2004 yılında yayınlanan gözden geçirilmiş nüfus raporuna göre,
Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar
2,6 milyar artarak 9,1 milyara ulaşacağı bildirilmiştir.
2,6 milyarlık bu artışın tamamının,
Bu günkü dünya nüfusunun 5,3 milyarını barındıran az gelişmiş ve
Gelişmekte olan bölgelerde olacağı kaydedilmiştir.
Bu da, geri kalmış bölgelerin toplam nüfusunun
7,8 milyara ulaşacağı anlamına geliyor.
Gelişmiş ülkelerin 1,2 milyarlık nüfusları ise,
Her geçen gün azalmaya devam etmektedir..
Başta Almanya, İtalya, Japonya, ABD, Rusya.. gibi 51 ülkenin bu günkü nüfusları,
2050 yılında bu günkünden çok daha az olacaktır.
2005 – 2050 yılları arasındaki nüfus artışının yarıdan fazlası,
Hindistan, Pakistan ve Çin’ den oluşan uzak doğu Asya ülkelerinde olacaktır.
21. yüzyılın ortalarında,
1,8 milyarlık Hindistan ve 1,6 milyarlık Çin,
Dünya nüfusunun 1/3 ünü bünyelerinde barındırmak durumunda kalacaklardır.
2050 yılında,
Çin ekonomisi 44 trilyon dolarlık GSMH büyüklüğe ulaşarak,
ABD’ yi geride bırakacaktır..
Fakat bu ekonomik ve askeri gücü,
Çin halkına sirayet edemeyecektir.
Yönetim şekli ve rejimi buna müsait değildir.
Askeri ve ekonomik açıdan,
Şu anda dünyanın tek süper gücü olan ABD’ nin tahtı,
2030’ lardan sonra yavaş yavaş yerini Çin’ e bırakmaya başlayacaktır.
Bu yüzyılın ortalarından itibaren ise,
Çin ve Hindistan yeni dünya düzeninin baş aktörleri haline gelecektir.
ABD, Rusya ve AB ise, bu iki devi takip etmek durumunda kalacaklardır..
Şu anda,
Dünyanın en kalabalık ve en büyük kara askeri işgücüne sahip ülkesidir Çin.
(C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 5, Sayı 1 63)
Ayrıca resmî olarak nükleer silaha sahip 7 dünya ülkesinden de biridir.


Şimdi gelelim Çin’ in iç yapısına..

Her ne kadar resmi dini yok denilse de ülke resmen ateisttir.
Söz edilen budizm, taoizm, İslâm gibi inançlar
Ülke nüfusunun yaklaşık %4-6'sını ancak ilgilendirmektedir!.
Geriye kalan kısım (%95) resmen ateisttir.
Ekonomik olarak dünya devi olmaya aday olan bu ülkenin yönetim şekli ve rejimi,
Çin halkının refahını artırmaya müsait olmadığı için,
Bireysel fakirlik hali artarak büyümektedir.
Dinsiz, fakir, katı komünizm ile yönetilen ve aşırı kalabalık bir halk!..
Size ne çağrıştırıyor bilemem ama,
Bende âyet ve hadislerin haber verdiği bir “kavmi” işaret ediyor..
Teşbihte hata olmasın,
İçi boş bir olimpik havuza,
Her bir Çinlinin,
Havuzun önünden geçerken bir kez tükürmesi istense,
Havuzu tamamen doldurdukları bir nüfusa sahip olduklarını
Unutmamamız gerekiyor.
Hani, “tükürüğümüzle boğarız onları..” deseler, yeri var bir durumdalar..


Sonuç..

Deccâliyetin yönetiminde azgınlaşmış,
Fakir kalmış,
Ateist olmuş ve hepsinden önemlisi de,
Çekirge ve karınca sürüleri gibi
Saldırmaya yetecek kalabalık bir kavimdir Yec’ üc ve Mec’ üc..
Her tepeden,
İğne atsan yere değmeyecek şekilde akarak ilerleyen,
Ademoğlunun soyundan bir halktır.
Koca koca denizleri,
İçerek kuru bir göle çevirecek millettir bunlar..
Hiçbir engellemenin ve müdahalenin
Fayda vermeyeceği akvam-ı vahşi, çapulcu bir topluluktur..
Çin ve Çinleşmiş Milletlerin ( Hindistan ? ),
Serencâmına dikkat etmek gereklidir.
Ahir zamanın tam göbeğinde yaşadığımız 21. asrın ortalarından itibaren,
Eğer o güne kadar maddî veya manevî bir kıyamet kopmazsa,
“ vel ilmü indallah ” ( Her şeyin en doğrusunu ancak Allah bilir )
Dünya yeni bir ahir zaman alâmetiyle karşılaşacak gibi gözükmektedir..

  29.01.2006

© 2015 karakalem.net, Aykut Tanrıkulu

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

18İnsaf ve iz'an ile işi kolay kılalımmevzu, 24.09.2007, Erzurum

Yecüc ve Mecüc kavminin açıkca ne olduğu veya kimler olduğu hakkında net bir bilgi olmadığı çeşitli müelliflerin veya burada yorum yapan kişilerin ifadelerinden anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, adı geçen kavim için Bediüzzaman hz.'lerinin ifadelerini belirli bir etnik kökene indirgemektense bu kavmin sıfatlarını işaret eden (terör, anarşistlik gibi ve terörü halihazırda kimlerin kullandığını gözardı etmememek gibi) yorumlara ağırlık vermek daha yerinde olur, sanırım. Günümüzde de birçok tefsire kaynaklık eden ve 20. yy da yazılmış en büyük tefsirlerden biri olduğu kabul edilen Elmalılı Hamdi Yazır'ın "Hak dili Kur'an Dili" adlı tefsirinde, ilgili ayetlere bakıldığında, burada iddia edilenin aksine, Kur'anın ifadesiyle "Dediler ki: Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ile Me'cüc bu yerde bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana vergi verelim mi?" şeklinde konuşan milletin "Türkler" olduğu ve bu harektleriyle o günkü dünya şartlarında Zülkarneyn'den böyle bir seddi talep etmeleri ve devamındaki ayette belirtildiği gibi destek ve yardım etmeleri yeryüzünün fesada uğramasına engel olmuştur. Keza, aynı müfessir İslamiyetin gelişinden sonra da İslama bayraktarlık yaparak geleceğin dünyasının (Selçuklu, Osmanlı İmparatorluğu) fesaddan kurtulduğunu ve bu misyonun Allah tarafından bu necip millete yükleneceğine dair işaret olduğunu beyan etmektedir. Şu anki global güçlerinin kendi çıkarları uğruna insanlık, özgürlük ve demokratikleşme bahaneleriyle özellikle İslam coğrafyasında ve dünyanın birçok yerinde uyguladıkları kan, şiddet, tecavüz, haksızlık, yoksulluk ve akıl almaz işkencelerle inleyen çaresiz ve masum milletleri görünce kimin Yecüc ve Mecüc sıfatına daha yakışır olduğunu görmek için fazla akıl ve izana gerek kalmadığını söylemek yanlış olmasa gerek. Saygılarımla...

17çin mallarıali kara, 10.09.2007, tür

Edip kardeş,bence sen yanılıyorsun.yazarın tespitleri oldukça yerinde. çin mallarının nasılda dünyayı ele geçirmekte olduğuna bakılırsa ciddiye alınacak bir konuya benziyor aykut beyin yazısı bence.

16Şiddet, Anarşi, Terör!Edip, 17.04.2007, İstanbul

Öncelikle Aykut Tanrıkulu Risale-i Nur'un parçalarını bir araya getirip ahirzamanla ilgili çıkarım yapmakta bence başarısız. Bunu Mehdi meselesinde de yapmıştı.

Üstad Ye'cüc ve Me'cüc'ün hakikini "ehl-i garet ve fesad" olarak yapmış. Zamanında Ye'cüc ve Me'cüc'ün hakikatine mazhar olan bir kısım Moğol ve Mançur kabileleri sanki zamanında Çindeki nüfustan yada Ortadoğu ve Avrupa'daki nüfustan çok mu fazlaydılar. Çin'in ve Hindistan'ın şimdiki nüfusuna bakarak Aykut'un böyle bir çıkarımda bulunması bence temelinden yanlış bir düşünce.

Ali Sarıkaya'nin bu konuyla ilgili bir kitap çalışması var. Kitap gerçekten konuyu etraflıca değerlendiren başarılı bir eser. Ben de Ali Sarıkaya gibi düşünüyorum. Ye'cüc ve Me'cüc'ün hakikati ahirzamanda millet ve ırklardan bağımsız bir şekilde maddi, manevi şiddet, terör olarak ortaya çıkmıştır ve yaşadığımız, yaşamakta olduğumuz bir gerçektir. Terör'ün de ırkı, milliyeti önemli değildir! Terörün en dehşetlisi de maddi anlamda devlet terörüdür, manevi anlamda ise inançsızlık terörüdür!

15amarojhat, 06.04.2007, almanya

Ama Agah Vardar arkadasin yazisi hakkinda bir yorum yapmak istiyorum. "Süfyan" yani "Islam Deccali", Türkiyede cikti ama Türk degildi. Kavmi yahudiydi. Bunu Ustad Hazretleri risalelerde, bir Hadisi Serife dayanarak yazmis.

14yecüc mecüc iki millet? türkler, mogollar rojhat, 06.04.2007, almanya

Ilk önce yazara yaptigi derlemeden dolayi tesekkür etmek istiyorum. Bende bu konuyu cok düsünmüstüm. Risalelerde yecüc mecüc yazip normal bir arastirma yapmistim ama sadece 2 kisma ulasabilmistim. Yazar ise ustad hazretlerinin baska yazilarini da yayinlamis. Gercekten faydali bir calisma. Ama bir konu kafamda yine soru isareti olarak kaldi. Ustadimiz yecücü yağmacı, çapulcu olarak, mecücü ise medeni hatta ilginctir MEDENIYET ICIN VAZGECILEMIYECEK OLAN bir topluluk olarak tanimliyor. Üstelik bir digeride cin konusu. Her ne kadar yazar Cini hatta Hindistani isaret ediyor ama ustad Hazretleri de bizzat cin ve hint kavimlerinin bu yecüc mecüc soyunun zulmüne ugradigini belirtiyor. Ve yine ustad hazretleri orta asyadaki bir takim mogol ve türk kavimlerine isaret ediyor. Ama yine dikkat edilmesi gereken bir konu eski Cinin ve su anki Cinin sinirlarinin baya farkli oldugudur (türkiyede okul tarih kitablarinda islam öncesi türk tarihi kisminda da bu haritalar var) .

Ayni zamanda bu Mogollar Türk soyundan mi degil mi meselesine gelince mogollar türkler ile en yakin akraba millettir. Benim almanya da bir mogol tanidigim vardi ve dilleri türkceye cok benziyordu. Kirgizca ise türkceyle neredeyse ayni gibidir. Sadece bir takim harf ve ses farkliliklari var. Ben her ne kadar kendim kürdüm ama Mogollar ile sizin yakin akraba oldugunuzu belirtmemde bir art niyetim yok. Insanin dogarken kendi irkini secme imkani yoktur. Zaten bu bir bilimsel gercek. Türklerin ana vataninin orta asya oldugu ve hunlarin, kirgizlarin ve diger orta asya milletlerinin türk oldugu Türkiye de okullarda tarih kitablarinda gecer. YANI ANLIYACAGINIZ SIZIN ZAMANINIZ GELIYOR. Zaten ustad hazretleri de bu kavimlerin (sizin, mogollarin) mevsimi gelince (dünya sartlari degisince, mesala globallesme) yine dünya sahnesine güclü olarak cikacagini belirtiyor. Acikcasi cin gibi, orta asya ülkleleri gibi mazlum dogu milletlerinin güclenmesine sevinirim. Yeter avrupalilarin dünyayi sömürdükleri. O kadar milletleri katlettiler, köle olarak kullandilar. Dünyada ha bire mazlumlari ezdiler. Allah yolunuzu acik etsin

13İran konusuali ihsan türkmenoğlu, 15.06.2006, Ankara

iran konusu günümüz şartlarında dünya ve islam siyaseti açısından muamma özelliğini devam ettirmektedir...İslam alemine necon çetesi ve israilin liderliğinde yapılan saldırı ,fıtri olarak islam aleminde ABB-İsrail ve İngiltereye karşı tepki oluşturmuştur..bu tepki artan bir ivme ile gerek devletler bazında gerekse milletler ve halk tabakaları arasında devam etmektedir..Irak, Afganistan ve son olarak Filistin ve Sudandaki gelişmeler perde arkasında yapılan zulümler ve saldırılar tepkileri doruk noktasına çıkartmaktadır..İran İslam dünyası bakımından önemli bir ülkedir..dünya siyaseti açısından da ABD -İsrail bloğu karşısında cephe oluşturan Rusya,Çin, Japonya kısmen de AB ülkeleri özellikle AB nin gizlil ideri Almanya açısından önemli stratejik üstünlüklere sahip bir ülkedir..İrana sahip olduğu enerji kaynakları, enerji hatları ve enerji yolları ABD ve İsrail karşısında büyük bir avantaj sağlamaktadır..İranın Çin ve Rusya gibi ülklerden destek sağlaması, ABD karşısında kendini savunmak zorunda kaldığı tepki politikasından kaynaklanmaktadır...kalıcı ve uzun süreli bir politika değildir..Irakta şiilerle ABD- israil arasında siyasi alanda büyük bir işbirliği mevcuttur..Sunni direnişe karşı ABD destekli Kürt ve şiii bloğu birlikte mücadele etmektedir..yani İranın hali hazır politikaları tam bir muammadır..İslam dünyasında hami rolüne soyunurken, Irakta sünnilerle çatışarak Sünni müslümanların güvenini kaybetmektedir..halbuki İrana yakışan sunni müslümanlara destek olan Suriye,Mısır,Sudan ve Suudi Arabistanla anlaşıp Müslümanlar arasında ittihad ve itifakın sağlanmasına yardımcı olmaktır..yecüc mecüc cephesini oluşturan çin, moğolistan ,kazakistan ve rusya cephesine destek vermesid e islam alemi açısından bir soru işaretidir..ancak bu türden zoraki ittifakların kalıcı olmayacağı anlaşılmaktadır..İran Sünni islam dünyası ile ittihadın kendi açısından da önemli bir strateji olduğunun farkındadır..dış politkada maalesef hiç bir ülke göründüğü veya savunduğu ile icra etmemekte,her an değişen dengelere göre yeni arayışlar ve ittifaklar içerisine girebilmektedir..islam alemine yapılan saldırı ve tacizler neticede tüm müslüman milletlerin tan uyanmasını ve ittihadını netice verecektir..Rabbimizden İttihad-ı İslamı kamil manada teşekkül ettirmesini tüm ruh-canımızla niyaz ediyoruz..

12İranın durumuali ihsan türkmenoğlu, 15.06.2006, Ankara

S.A.

istikbalden haber veren hadis ve risale metinlerinde, yecüc ve mecüc bahisleri bir çok siyasi ve manevi inkilapların inkişafların hebercisi olmaktadır...şu anki gelişmeler çekirdek ve fihriste nevinden devam etmekte olup, yakın istikbalede tekamül ederek büyük hadiseler olarak karşımıza çıkabilecektir..siyasi gelişmeleri Hazreti Üstadımızın bzilere verdiği ölçü ve kıstaslar rehberliğinde çözmeye çalışırsak bir çok hakikatın da sırrı daha iyi anlaşılabilecektir....hassaten sunuhatta rüyada bir hitabe kısmında bahsedilen

" milletler devletler muharebesi, tabakat-ı beşer muharebesine terk-i silah etmektedir" cümlesi gerek hizmetlerde gerekse uluslararası ilişkiler ve dünya siyasetinde ki gelişmelere projektör olarak ışık tutmaktadır..günümüzde savaşlar ekonomi,ticaret, kültür,siyaset ve diplomasi cephelerinde gerçekleşmektedir..bazan bir devlette veya bir millete çok iyiler bulunduğu gibi çok kötülerde bulunmaktadır..bir millette küfür ve delalet çok olduğu gibi hidayet ve iman ehli de mevcut olabilmektedir..iman küfür savaşında beşer tabakaları önemli rol oynamaktadır..mevcut dinsizlik, ateizm felsefesine karşı iseviler de ve islam aleminde önemli gelişmeler, inkişaflar gözlenmektedir..küfür sistemi kominizmle önemli bir cephe kapbederken ,dünyanın silah,harp tekniği, ekonomi ve siyaset bakımından önde giden ülkelerinde ,halkının istememesine rağmen değişik komiteler ,lobiler ve çetelerle işbaşına gelebilmekte ve dünyayı zulme ,vahşete garkedebilmektedir..bu yüzden ABD de halkla hükümet edenler arasında büyük bir uçurum ve uyumsuzluk gözlenmektedir..halkın büyük çoğunluğu insna hakları demokrasiden yana ve isevilik dininin gereği olan hakkaniyyetten yana tavır alırken,iktidarı elde tutan neoconlar ,yahudi asıllı çeteler maaalesef hedef olarak islam dünyasna saldırmakta, bop projesi ile büyük bir zulüm ve vahşet programını islam dünyasında tahakkuk ettirmeye çalışmaktadıralr..ancak bu durum Allahın izniyle fazla uzun ömürlü olmayacaktır..zira rislelerde bahsedildiği üzere hiristiyanlığın hakiki ruhanileri ve dindar iseviler söz konusu çete ve komitenin icraaatından oldukça rahatsızdır ..ve dindar olan halk tabaklarında da mevcut yönetime karşı ciddi bir tepki oluşmakta ve tepki gün geçtikçe ülke sathına yayılmaktadır..ve en önemlisi Amerika toplumunda İslamiyyet nurların vasıtası ile ciddi ölçüde yayılmakta ve dindar isevilerin hak ve hakikatı görmesine vesile olmaktadır...işte bahsedilen tabakat- beşer muharebesi ciddi olarak yeni dünyada cereyan ettiği gibi, aynı durum diğer hristiyan devletlerinde, güney amerika ve latin ülkelerinde, Avrupada, Rusyada da aynı minval üzere sürmektedir..

Aynen Muhterem ve Muazzez Üstadımzın müjde verdiği şekilde görünüşte İslama muhalif veya düşman olan devletlerde islamiyyet halkın arasında hızla inkişaf etmekte,insanlar fevc fevc İslamiyyetle tanışmaktadır..hatta AB ile ilgili geleceğe özellikle 2020 yılına yönelik bir haritada Avrupada ispanyanın güneyinde endülüs devletine de yer verilmiştir..söz konusu gelişmelerin zaman içerisinde geniş dairede ,dünya siyasetinde çok nurani neticeler meyveler vereceğini Rahmet-i ilahiyyeden bekliyoruz ve Avrupa ve Amerikada hadislerin işaret ettiği üzere İslami devletlerin doğmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz..söz konusu gelişemler,inkişaflar dindar isevilerlle islam aleminin karşısında bulunacak,muhalefetr edecek deccalizmin değişik birere versiyonu olan yecüc mecüc ve dinsizlik cereyanı karşısında önemli hadiselerdir..özellikle Kuranda108. sırada yer alan(Allahü a lem 2008 ve sonrasına işaret eden) kevser suresi ile 110. sırada yer alan ( Allahü a lem 2010 yılına ve sonrasına manen işaret eden) Nasr surelerinde yakın gelecekte insanlık aleminde milletlerin fevc fevc islamiyete gireceğine işaret edilmektedir..buna benzer remizler ve işaretler diğer sure ve ayetlerde de yer almaktadır..

ol munasebetle gerek dindar isevilerin safında gerekse islam dünyasındaki inkişaf ve terakkileri hayır ve hikmet nazarıyla izliyor ve dua ediyoruz..

11harika bir yorumali ihsan, 12.06.2006, Ankara

S.A. öncelikle Aykut Beyi tebrik ediyorum..günlerdir konu ile ilgili araştırma yapıyordum...özellikle İsa A.S. liderliğinde dindar isevilerin , ortak bir düşmana karşı ittihad-ı islamı teşkil eden nurani bir cemaat ile ittifak edeceği hadislerde ve risalelerde vurgulanmaktadır...dünya güvenliğini, barışı tehdit edecek derecede yakın bir zmanda ortaya çıkması muhtemel olan muhalif taraf büyük ihtimalle çin,moğol,mançur,kazak,kırgız kavimleri olduğu ayan beyan ortaya çıkmaya başlamıştır....söz konusu ittifak hindistan ve iran gibi değişik saflarda olan milletleri de bünyesine davet etmektedir.özellikle orta asya ülkelerinden olan özbekistan ,kazakistan,tacikistan ve türkmenistan da rusya ile bu ittifaka girmeyi hali hazırda düşünmektedirler..bu vahim durum gerçek anlamda ittihad-ı islamın teşekkül etmemesinden kaynaklanmaktadır..orta asya cumhuriyetleri maalesef eski kominist veya ateist yöneticiler tarafındasn idare edilmektedir..rusyanın batı ve ABD karşısında çinle ittifak etmesi de çok düşündürücü bir durumdur.. Emirdağ lahikasında bahsedildiği üzere Rusların,dinsizlik ve kominizm sürecinden sonra ya islamla tanışacağı veya kuranla sulh yaparak islam alemine silah çekemeyeceği müjdelenmiştir..demekki ileride çin rus ittifakı da kalıcı değildir..uluslararası politikalar çok değişkendir..Rusya galip ihtimalle içerisinde ki islami inkişaflar ve müslüman milletlerin baskısı ile çinle olan ilişkilerini gözden geçirmek zorunda kalabilecektir..iranın durumu ise tam bir muammadır....milletler arası dinsizlik ve anarşiye karşı islam -hristiyan(dindar İsevi) ittifakı söz konusu olduğunda ittihad-ı islamın dünya çapındaki sulhun temin edilmesi bakımından ne kadar strtejik öneme haiz olduğu anlaşılmaktadır..verilen işaretlerin manaları zamn geçtikçe daha iyi anlaşılmaktadır...konu üzerinde düşünmeye devam etmekle konuların daha derinlemesine anlaşılmasına vesile olunacaktır....günümüz şartları çok çabuk değişmektedir...şu an nazarlara ittihad-ı islamın teşkil edilmesi verilmelidir..

10Togan diye birini duydunuz mu duydunuz mu?hasandemir, 02.02.2006, türkiye

Kimseye kavmiyetçi demedim.Kamiyetçi olmadığınızı söylediğiniz içinde sevindim.

Ancak ilmi çevrelerde türklerin moğolarla aynı ırktan olmadığı kafataslarıyla ispatlanmaya çalışılıyor.Türklerle moğolların aynı ırktan olmadığını söyleyenlerin düşünceleri o teorilerden haberleri olmasa bile o teorilere dayanır.Çünkü kendilerinin kanaat önderleri o teorilere dayanarak moğollar farklı bir milletdir derler.Yoksa neye göre asırlardan beri beraber yaşayan,dilleri birbirine benzeyen bu ulusları birbirinden ayıracaksınız.

Uzman arkadaşa da Zeki Velidi Togan ı okuyup okumadığını sormak isterim.Kendisi Güneş dil teorisine karşı çıkmış direyetli bir Tarihçidir.

M. Kemal in teorisine bile yüzüne karşı itiraz etme cesaretini göstermiş olan gerçek tutkunu bu tarihçi Türkler ile Moğolların aynı ulustan olduğunu yazıyor.

Artı moğolara benzeyen sadece kırgızlar mı?Özbekler,türkmenler,kazaklar kimlere benziyor.

Üstünlük davanız yoksa ve kimse kavminden birilerinin günahından mesul olmadığına göre,neden moğollardan kendizi ayırma ihtiyacı hissediyorsunuz?

Zaman ezber bozma zamanıdır.

9Biz millet-i islamiz.Hakan Kalkavan, 01.02.2006, Almanya

Sayin Hasan bey benim yorumumdan nasil hic mi tasvip etmedigim kavmiyetcilik kafatasciligini cikardiniz? anlamakta zorlaniyorum.

belirttim anlasilmadi herhalde bir kere daha belirtiyorum müslüman olmayan bizim milletimiz degildir.müslümanligimin yaninda türklügümün kendi basina bir önemi de yoktur.ayrica soyum da türktür bunu da inkar edemem zira Allah beni böyle yaratmis.bunun bir üstünlük meselesi olmasi da dinen yasaktir zaten.lütfen bilip bilmeden insanlari suclamayiniz!

Metin Karabasoglu bir kitaptan etkilenip makalesinde bir benzetmeyi nasil kullandiysa,ben de onun makalesinden etkilenip o kelimeyi kullandim diye Metin Beyi kendi düsünceme alet mi etmis oluyorum?

israrla mogollarin yaptigini türklere mal etme cabasi niyedir acaba anlamakta zorluk cekiyorum?

ingilizle almanda birbirine benzer ama kimse 2.dünya savasini cikardigi icin siz de onlara benziyorsunuz diye ingilizleri,fransizlari suclamiyor..

8Kırgızlar ve TatarlarAhmet Yenice, 01.02.2006, antakya

İnternette, bir çalışma için gezerken yazınıza rastladım.Benim de bazı ekleyeceğim bilgiler vardır.Şöyle ki, tarihte Moğolların saldırılarına bir kısım Kırgız, Tatar ve Kıpçak Türkleri de eşlik etmiştir.Moğollar, (tıpkı Osmanlıların başka milletlerden devşirdiği halkları kullandıkları gibi) bu Türkmen kabilelerini devşirerek asker olarak kullanmışlardır. Ancak hiçbir zaman, karar mekanizmalarında, bu Kırgızların, Tatarların ve Kıpçakların bir rolü olmamıştır.Ve bu Türk kökenli kabileleri, savaşlarda en ön cephede kullanmışlardır.Telef olurlarsa da, asıl Moğol güçlerini arkaya saklamak için.

Kırgızlar ve Tatarlar : “Uygurlar’ ı alt eden Kırgızlar eski çağlardan beri Yenisey Irmağı’nın orta bölgelerindeki vadiden güney Sibirya’ya uzanan bugünün Minusinsk ve Abakan bölgelerinde yaşayan çok eski bir Türk halkıdır.”(J.P.Roux, Orta Asya, Tarih ve Uygarlık, S.206) Kırgızlar’ ın Orta Asya’ daki bir çok insan gruplarıyla olan ilişkisi “40 kabile” anlamına gelen “Kırgız” ile ifade edilir.(A.g.e. 206)Cengiz Han 1207 yılında Kırgızlar ı kendine bağladı. Böylece Kırgızlar Cengiz Han a itaat eden ilk Türk boyu oldular."Tatar" sözü ise, çeşitli zamanlarda değişik anlamlarda kullanılmıştır. Ruslar bu deyimi, yüzyıllar boyunca, Avrupa Rusyası’ nda yaşayan Türk soylu Müslümanlar için kullanmışlardır . Batılı yazar ve araştırmacılar "Tatar" kelimesini, Türkistan da ve Karadeniz in kuzeyinde yaşayan Türkler için kullanmaktaydılar."Tatar" kelimesi, günümüz Arap araştırmacılar tarafından da "Moğol" yerine kullanılmaktadır. Meselâ, Moğol istilâlarını gösteren haritanın yaftası "Tatar yağması"dır. Moğollar, 656/1258 de Bağdad ı işgal edip Abbasî Halifeliğini yıkmadan önce, 635/1237 de Moskova yı zaptettiler.Ruslara göre, bütün Avrupa Rusya sında yaşayan Müslüman Türkler, Moğolların (Tatarların) torunlarıydı. Şurasını hemen belirtelim ki, Moğol (Tatar) ordusunun çoğunluğu Türk olmakla birlikte, bütün komuta kademeleri Moğolların tekelindeydi. Kıpçaklar, Peçenekler ve öteki Türk boylarından gelenler sadece rütbesiz askerlerdi.Abbasî Halifeliğini 1258 de yıkmış olan, Cengiz Han ve kurduğu ordusundan, bütün çağdaş ve sonraki Arap tarihçileri "Tatar" diye bahsettikleri gibi, diğer milletler de, on üçüncü yüzyılda yeryüzünün en büyük devletini kurmuş olan Moğollardan "Tatarlar" diye söz etmektedirler. Meselâ, Ermeni müellif Aknerli Grigor, "Tatarlar Bağdad ı zaptettikleri sırada ..." ifadesini kullanmaktadır.Çıkan netice şudur ki, "Tatar" kelimesi, yirminci yüzyılda, soy gösteren, başka bir deyimle, kavmî etnik bir tabir değildir, tarihî kimliği bildiren bir sözdür. Nasıl ki Osmanlı idaresinde yaşayan her ferd "Osmanlı" idi, Osmanlı tabiiyetinde idi, Osmanlı uyruğu idi; Ermeni, Yahudi, Rum, Arap, Çerkez, Gürcü, Arnavut, vb. "Osmanlı" idi, Tatar (Moğol) idaresinde yaşayan kuzey Türkleri de öylece Tatar idi. Moğollarla savaşan diğer milletler, Bu Türk kökenli öncü kabileleri ilk olarak gördüklerinde, hataya düşerek Moğollarla Türkleri aynı millet zannetmişlerdir.Konunun açıklığa kavuşması için; başa dönmek, Kırgız ve Tatar kelimelerinin ilk defa kullanılışından itibaren kazandığı yeni manaları gözden geçirmek gerekir. Durum incelenince görülüyor ki, İslâm dünyasında ilk kullanıldığında, "Tatar" kelimesiyle kastedilen, "Moğol" idi. Miladî 13. yy da yaşamış olan Arap tarihçi İbn-ül Esir, Moğollardan bahsederken daima "Tatar" kelimesini kullanmaktadır: "Tatarların İslâm ülkelerine gelişi", "Tatarların Türkistan ve Maveraünnehr e çıkışı", "Kâfir Tatarların Harzemşah üzerine yürüyüşü", "Tatarların Kıpçaklara ve Ruslara yaptıklarının anılması" gibi. Tabiî, şamanist, kısmen budist Moğollardan bahsetmektedir. Cengız Han ın Celâleddin Harzemşah a yetişmesini anlatırken "Celâleddin (Sind nehrini) geçemedi, Cıngız Han Tatarlarla ona yetişti" demektedir.Avrupalı ve Arap tarihçiler,savaştıkları bu ordulara, sehven "Türk" demişlerdir.Kütüb-ü Site’ de de benzer ifadeler vardır..Örneğin Sünen- i Tirmizi’ de, "Fitne" bablarında, Yecüc - Mecüc talanları ile ilgili hadis-i şerifler zikredilirken,bu hadisler, "Türk" bablarında irdelenmiştir.Bence, Moğolların saldırdığı o günkü Çin ile, günümüzdeki Çin, aynı Çin değildir. Çin i kaç defa yerle bir eden bu saldırıların sonucunda,Moğollar Çin de kalmışlardır.Ve Çinlilerle karışmışlardır..

Biraz uzun oldu ama, yaptığım çalışma ile de ilgili olduğu için sizlerle paylaşmak istedim.

7Bu nasil bir anlama?Hakan Kalkavan, 31.01.2006, Almanya

Sayin Hasan Bey benim ifadelerimden irki bir kafatascilik nasil cikardiniz?anlamakta güclük cekiyorum..mesele mogollar ile türklerin yaptiklarinin esdeger tutulmamasi gerektigiydi.

ayrica nasil Metin Karabasoglu bir kitapta gördügü bir benzetmeden etkilenerek kendi makalesinde kullandiysa,ben de ayni sekilde onun makalesinden etkilenip Eugene lafini kendimce kullandim.bunun mahzuru ne ola ki?simdi bir kelimeyi kullandim diye o kisiyi düsünceme aletmi etmis oluyorum,hem de hic mi hic tasvip etmedigim kafatascilikla itham edilerek..

bunun disinda bir kez daha belirtmek gerekirse benim

icin aslolan ümmet-i muhammeddir.müslüman olmayan benim milletim degildir.üst kimligim müslüman,alt kimligim türktür.milletimi inkar edemem ama müslümanlik yaninda türklük ancak bir soy,sop belirtisi yoksa üstünlük degildir,kesinlikle olamazda..

bunlari söylememle birlikte türk

milletini haksiz yere kötülemem de gerekmez.neyse o olmali.mogollarin yaptiklariyla türkleri itham etmenin israri niyedir acaba?

6biz kimizhasandemir, 31.01.2006, türkiye

Metin Karabaşoğlu nu tezlerini ispatlamak için delil göstermek isteyen kardeş,Metin karabaşoğlu nun bizi nasıl tarif ettiğini biliyor mu?Metin karabaşoğlu nun kasdettiği biz Ümmet-i Muhammettir?Ulusçuların tarif ettiği biz ile alakası yoktur."Kertenkere Çukuru" isimli kitaba bakılabilir.

Moğollar ile Türkleri kesin olarak birbirinden ayırmak mümkün mü?Bana kalırsa Batı Türkleri batıda yaşadıkları için fizik olarak moğolları andırmıyorlar.

Dolikasefal-brekisefal gibi kafatasçı teorilerle ırkı iman ni metinin üstüne çıkarmayalım.

5yazaın görüşüne katılıyorumCemil Algül, 30.01.2006, Ant. - Tür.

Ben yazarın görüşüne ve yecüc-mecüc ile ilgili yaklaşımına katıldığımı belirtmek istiyorum.

4hala yecüc mecüc aramakhasan yıldız, 29.01.2006, usak/türkiye

Bediüzzaman hazretleri Risale-i Nur`da yecüc ve mecüc icin acik bir sekilde mancur ve mogollardir diyor.hatta cin ve hindistanda yasayan halklar da onlarin mazlumlari olmustur diyor daha önce yapılan bu yorum aynı zaman da benim de yorumumu ifade ediyor. anlayamadığım nokta aslında yazar da kabul ederken hala bekleyiş içinde olduğunu yazmış.

3Barbar olan Türkler degil Mogollardir!Hakan Kalkavan, 29.01.2006, Almanya

yorumlarda benzerligin olmadigini belirtmek adina Agah kardesimize kesinlikle katilmadigimi ifade etme lüzumunu hissettim.asagida yazdiklarimi kesinlikle irki milliyetcilige matuf söylemiyorum.cünkü müslüman olmadan önceki tarihi kendi tarihimden cok hissetmem.ne zaman türkler müslüman olmus orasi beni ilgilendirir,hislendirir.

simdi mogollarin yaptiklariyla türkleri bir görmek tarihi bilgilere aykiridir.

bunun disinda türk boylari cesit cesit ve cok genis bir cografayada yasarlardi.oguz boylarindan geldigi nakledilen anadolu türkleriyle mogallari esdeger görmek icin deliliniz nedir?

batinin barbar türkler yaftasini, mogollarin yaptiklarini osmanli ve türklere asil itham etmesini bizim insanimizin kabul etmesi, Metin Karabasoglunun ifadesiyle icimizdeki Eugene`dir.

2cinlilermi yoksa mogollarmi?Hakan Kalkavan, 28.01.2006, Almanya

Bediüzzaman hazretleri Risale-i Nur`da yecüc ve mecüc icin acik bir sekilde mancur ve mogollardir diyor.hatta cin ve hindistanda yasayan halklar da onlarin mazlumlari olmustur diyor.

yazarsa tüm bunlari naklettikten sonra cinlilerin(hatta hindularla da birlikte) yecüc ve mecüc olduklarina getiriyor..

imdi hangi noktadan bakinca cinliler yecüc-mecüc olabilirki?

gecmiste bozgunculugu yapan kimlerse onlarin olmasi gerekmiyormu risalelerden anladigimiza göre?

1BAZILARI KIZACAK AMA YAZAYIM (BENİM KANAATİMDİR)agah vardar, 28.01.2006, Ankara

Yecüc ve mecüc bizim atalarımızdır..

çin değildir.

benim delilim şudur ki.. atalarımızda bulunan asil kan harekete geçtiğinde birbirimizi yemekteyiz.. herhalde genetik soya çekim.. atalarımızda çin seddi yapılmadan önce mazlum çin kavminin üzerine akın yapıp yakaladıkları çinlileri çiğ çiğ yemekteymiş..garnitür olsun diye ot ta yemekteymişler.. muhteşem bir yemek menüsü... insan eti ve ot....herhalde bu hal bizde bu gün sosyal olarak tezhür ediyor..devam Bizim bin yıldan beri bayraktarlık yapan kavmimizin evveli çok karışık ve karanlık..bu sebeble deccalda bizden çıkıyor süfyanda münafık ta.. şirret te.. herhalde maziden gelen bir şey olmalı ..mizah gibi oldu ama ben böyle düşünüyorum.

müdakkik kardeşlerimden bana hiddet etmemelerini ve nazar-ı müsamaha ile bakmalarını rica etrmekteyim. Yamyam torunu olmak pek hoş bir şey değil... ama gerçek olmalı ..




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut