Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

II. İki kitabı buluşturmak
–Metin Karabaşoğlu

[*4.669 yazı içinden]

Yorumlara Yorumlar

Yazara Mesaj Gönder

İLKİNE EYLÜL ayında başladığım 1111 sitemizdeki yazılarımıza pek çok yorum geldi. Belki de bu sitenin en güzel tarafı bu. Yazılarımızla ilgili okuyucu yorumlarını serbest ve hür bir şekilde alabilmek. Doğrusu yazarlık serüvenim boyunca yazdıklarım hakkında bu kadar çok yorum almamıştım. Bu bakımdan site ile ilgili olan, emeği geçen, gerek yazılı gerekse sözlü yorumlarını ileten arkadaşlarımıza teşekkürler. Şimdi bazı yorumları biz de yorumlamaya çalışalım:

CÜNEYT OĞUZ: “Günaydın, sabah-ı şerifleriniz hayrola” esprisi doğrusu beni güldürdü. O yazı doğrusu sade bir sesli düşünme denemesiydi. Ben doğuda yıllarca kaldım ve pek çok doğulu arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımızdan doğu problemini birebir dinleme, oradaki hayatı gözlemleme imkanı buldum. Sistemin, insanları nasıl ya düşman veya riyakar yaptığına şahit oldum. İşim gereği pek çok doğulu talebem oldu. Bunlardan her kanattan gençlerle konuşup tartıştık. Yaşanan zulümler karşısında beraber ağladık, beraber çözümler aradık. Ve gördüm ki PKK’ci olandan, devletçi olana, silahlı İslamcısına kadar pek çok insan orada insaniyetini kaybediyor. Bu meseleyi silahla, baskıyla, ırkçılıkla, ayak oyunlarıyla, devletçilik geleneğiyle çözmek de imkansızdır ve insani değildir. Maalesef bizdeki siyasal İslamcıların bir çoğu veya bazı dini cemaatler de ulusalcıdırlar, devletçidirler. Öyleyse yine iş, devletin demir pençesine (başında dindarlar da olsa) değil, şuurlu Müslümanlara, düşmektedir. Bu anlayıştaki dindarların da doğu sorunu hakkında yeterli çabayı, şefkati yaptıklarını düşünmüyorum. Hatta doğu kökenli dindarların bile büyük çoğunluğu “Gemisini kurtaran kaptan” anlayışı içinde olaya bakmakta; öleni de, öldüreni de tasvip etmemenin yeterli biganeliği içinde yaşamaktadırlar. Ne yazık ki Türk ve Kürt Müslümanların Ensar, Muhacir kardeşliğini gösterememeleri meseleyi ehil olmayanların eline bırakmaktadır. Dindar yöneticiler de sokaklarda nutuk atarak, bölgeye paralar akıtarak sorumluluktan bu dünyada kıvırtsalar bile, ahrette kurtulamayacaklarının bilinci içinde olmalılar. Orada mazlumane çile çeken her insandan biz de sorumluyuz. Batıda imani sa’yimizi, doğuda imani kahramanlığımızı, dini fedakarlıklarımızı arttırmanın vaktidir. Bu konunun çilesini bizler de çekmeliyiz.

BETÜL ÖZGÜN: Yukarıdaki yazı bağlamında sizin fikirlerinize de katılıyorum. Hakiki Müslüman insanların elinden, dilinden emin oldukları kişidir. Peygamber Efendimizin (s.a.v) en önemli vasıflarından biri Emin olmasıdır. Bediüzzaman da müminlerin arasındaki emniyetin artmasını ister. Ülke içindeki emniyet için, askere, polise ihtiyaç duyduğumuz müddetçe toplumsal anlamda hakiki müminler olamayız.

Ayrıca Betül Hanım’ın ajanlık mesleğimizle ilgili duaları için teşekkürler. “Kendimize sorsak şöyle bir bu güne kadar hep bize ait olmayan üzerimize düşmeyen iş veya konuların o kadar özenle ajanlığını yapıyoruz ki” ifadesi çok yerinde. Ben bu sitenin yazılarını da ajanlık ipuçları olarak görüyorum. “Baktığımız her şeyde bir şeyi görebilsek, bir şeyde de her seyi görsek. Sanırım ajanlık dünyanın en güzel mesleği olurdu. İnsanlığa ışık ve hidayet olacak bir ajanlık dileğiyle.” Betül Hanım’ın bu dileğine de katılmamak mümkün değil. Nitekim bu “Ajan Ajanı Bilir” yazısından sonra Gebze’de bir kısım Metropol Dersanesi öğrencilerinden Ajanlık Dersleri talebi geldi. Ve biz haftada bir saat olmak üzere burada ajanlık derslerimize başladık. Gebze’de veya yakın bölgelerde oturan genç arkadaşlarımız derslerimize katılabilirler. Dersin koordinatörü Metropol Dersanesi öğretmenlerinden Mehmet İnan ile Mehmet Emin Acar. Katılmak isteyenler bu arkadaşlarımızla irtibat kurabilirler.

Her iki arkadaşımıza da dakik ve uyanık ajanlık dualarıyla...

  28.11.2005

© 2015 karakalem.net, Levent Bilgi

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut