Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4,119 yazı içinden]

Bu yazının çıktısını al

Yapraklar…

Yazara Mesaj Gönder

YAPRAKLARIM DÖKÜLÜYOR önüme; siyah ve beyaz… Beyazı siyaha galip gelmek üzere olan ömür tellerim saçılıyor eteklerime… Tutamıyorum ve tutunamıyorum rüzgârların önünde savrulmaktan… Azalan ve ağaran saçlarım değil; ömrün imbikleri çözülüyor…

Aşinası olduğum hıyabanda yürürken yaprakların sarı şarkısı kulaklarımı dolduruyor. Hüzünden kırılıyor, kıvrılarak uçuşan sarı sundukçalar… Durakta dururken ayağıma takılan bir yaprak direniyor; ne ki uçmaktan kendini kurtaramıyor yine de…

Bakakalıyorum ardından, geleni beklerken… Hep bekliyorum zaten; yürürken de otururken de… Kıskanç bir sevgili gibi geçti geçen bahar, sonunu tutabildik sarı baharın… Yağmur gözlerden hüzün yağıyor akşamlarıma… Kışa kaç kaldı?

Kırk yaprak uçtu başımdan… Yarısına yakını ak, kalanı kara kaldı… Kar yağacak biraz sonra, eteklerinde biriktirdiğim güneş rengi yapraklar beyazlara bürünecek…

Kıştan kaçılır mı? Korkunun kışa faydası var mı? Kim kurtulmuş ki kıştan? Uyuma mı, ayılma mevsimi mi kış? Kışların kışkırttığı düşünceler nerelere uçurtuyor?

Dışım sarı, içim sarı sorularla uçuşuyor. Her bahar soru yapraklarını okutmak için geliyor. Cevap meyvelerini yiyen çam yeşili zeytin dalıyla karşılar kışları… Bal hakikatleri tadan üşümez kışta-kıyamette… Kavurucu rüzgârlar koparamaz çınar köklü kalpleri…

Ne gam dışarıda kış varmış, içimin çiçekleri bahar yağmurlarıyla besleniyorsa… Sarı sundukçalar sıra sıra önümden giderken gidiş adreslerini okuyabiliyorsam; ne keder…

Baharda dirilen, kış kederinde ölmez. Yaprakların yazdığını okuyan, kışta kardelenleri koklar… Gönlünü sarı yapraklarla saran, soğukta solmaz.

Yazı yiyerek yitiren, sarı baharın solgun yaprakları gibi kışa üşüyerek girer... Kaçamadığı kışa sürüklenerek gitmek ne acı… Aç yürekle kış kıtlığı katlanılır mı?

“An” yaprağını malaniyat kurtları kemiriyorsa ömür ağacı meyvesiz girecektir kışa… Kalın kütüklerin külleri savrulacak kışın ayazında… Ne bir nefes sevgi, ne bir dost yüz görebilecek karanlıkta…

Ah, sarı sandıkların sakladığı sırlar, sarartınız benzimi… Yaprak yaprak dökülen yıllarda yoruluyor yüreğim… Çam yeşili çınar kuytularda örtünmek istiyorum… Kaçamadığım kışa kaç kaldı bilmem ama kıymet bilemedim geçen yazların, baharların…

Soru sordum sarı yaprağa, dayanamadı uçtu gitti, beni izle der gibi… Titrek dizle yürüyorum ardından yalnız be yalnız… Hüzünle bakıyorum geriye, umutla bakmak istiyorum ileriye… Beyaz ümitler belirsin başımda, karamsarlıklar dökülsün kalmasın kışlara…

Bu yaprak dolduğu gibi, ömür yaprağı da dolacak, siyah veya beyaz… Beyazlar galipse yaprak hakikatler iyi okunmuş demektir, yoksa yırtık yıllar üşütecek bizi.

Gerçeğin gerçeği açıldığında yapraklarımız serilecek önümüze… Uçtuğunu sandığımız yılların bir yaprakta toplandığını görecek gözlerimiz…

Bir yaprak uçtu önümden; soluk soluğa sürükledi sarı sokağa doğru… Sarı sorular sordum, yeşil cevaplar verdi yeşil yolda yürümem için… Yürüyorum servilerin dökülmeyen yapraklı yollarında… Yalnız ve de yalnız bir yaprak misali…

  21/11/2005

© 2013 karakalem.net, Hüseyin Eren

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.

1aynaabdurreşid, 21/04/2006, İstanbul

esselamu aleyküm.

yazınızın aynasınsda seyretim geçmişimi. beni yapraklardan derlenenhayatımin kitabının verildiği " hadi oku kitabını" denilecek demlere taşıdı.

AN YAPRAĞINI MALAYANİYAT KURTLARI KEMİRİYORSA ÖMÜR AĞACI MEYVESİZ GİRECEKTİR KIŞA ne kadar doğru

AHH!! SARI SANDIKLARIN SAKLADIĞI SIRLAR,

SARATTINIZ BEZİMİ.. ifadesi kıyamet suresini hatırlattı bana

ben de şimdi kefenim için beyaz yünden iplikleri eğiriyorum. kaçamadiğim kış saçlarımda tünedi. rabbim kitabımızda beyazları kondurur siyahları ademisyana uçurur da siler inşallah.

allah sarartmasın ve de karartmasın yüzümüzü. amin




© 2000-2013 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut