Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

[*4.663 yazı içinden]

 Arşiv

 Ama

Yazara Mesaj Gönder

NETLİK ÖNEMLİDİR. Açık ve net konuşan, tavır ve davranışlarının adresini net biçimde gösteren bir kişi, muhalifi bile olsa, insana korku vermez. Çünkü, kim olduğunu, ne olduğunu, niye öyle yaptığını bilirsiniz.

Ve, Mekke dönemi, bu netliğin olanca açıklığıyla gözler önüne serildiği bir dönemdir. İnanan inancını ifade ederken, inanmayan küfrünü açıkça söylemiştir. Dolayısıyla, mü’minler her ne kadar maddî taciz ve işkenceler görmüş olsalar da; Medine’de münafıkların tezgâhladığı ciğersûz ‘İfk’ hadisesi de, Mescid-i Dırâr olayı ve benzerleri de orada yaşanmamıştır.

Doğrusu, günümüzde, ikide bir kendisinin ‘biz’den olduğunu söyleyen, ne ki hemen ardından ‘ama’lar iliştiren o kadar insan var ki...

Birileri Müslüman, ama şeriata karşı. Birileri Kur’ân’a gönülden inanıyor, ama tesettürün farz olduğunu reddediyor. Birileri Allah’ı çok seviyor, ama O’na ibadet etmenin gereğine inanmıyor. Birileri Hz. Peygamberi çok seviyor, ama onun sünnetini ‘çağın gerekleri’ne uygun bulmuyor. Birileri isteyen başörtüsü taksın istiyor, ama devlet dairesinde ‘örtülü hademe’ye evet, örtülü memure veya öğretmene hayır diyor.

Dillerde dolaşan ‘ama’lar toplanacak olsa, toplanacak bu ‘ama’ların ‘ilâ cehenneme zümer⒠uzayıp gideceğini sanıyorum.

Hani, birileri “Ama’sı yok. Bana göre böyle” dese, o kadar mesele olmayacak. Ne var ki, ‘ama’lar işi bulandırıyor. İmanın ve sıdkın bütün güzelliğiyle, inkârın ve yalanın bütün çirkinliğiyle ortaya çıkmasını engelliyor. Yalanla doğrunun bir kalbde beraber barınıp bir ağızda beraber dolaşmasını sağlıyor.

‘Ama’ların bakış açılarını daralttığı, kalbleri körelttiği bir ortamda, sûret-i haktan görünüp üçüncü kelimesi ‘ama’ olan hiçbir insana güvenmiyor ve ‘ama’larla gelen fitne ve nifak desiselerine karşı hepimizin dikkatli olması gerektiğine inanıyorum.

Keşke, bir insan, düşmanım bile olsa, hatta inancıma bile düşman olsa; Mekke müşrikleri kadar mert olabilse. Hiç olmazsa mertliğinden dolayı saygıya hak kazanabilse. Ve yine mertliğinden dolayı, bir gün ‘bükemediği’ hakikatın kendi kalbini fethetmesine imkân tanıyabilse.

Bu dine en büyük zararın inkârcılardan, müşriklerden, putperestlerden geldiğini sanmıyorum. Onlar bu dinin apaçık düşmanlarıydılar. Bu din, en büyük zararı, hep ‘ama’lardan ve ‘ama’cılardan gördü.

Çağlar boyu yaşanan bu vâkıa, bugün de devam ediyor.

Ve, ‘ama’cıların çok sevdiği o kelimeyi kullanmam gerekirse; ama ben böyle olsun istemiyorum...

  21.08.2005

© 2015 karakalem.net, Metin Karabaşoğlu


Ama

Kayıpları kazanca çevirmek

İmtisal

Şöhret neden riyadır?

Kazananlar, kaybedenler

‘Çırak’ın düşündürdükleri

Ölümün anlamı

Uğursuz bir düşünce: uğursuzluk!

Nereye yönelmeli?

İmanın asgarî şartı

İstenmeyen şahitlikler

Yüz aç adamın huzurunda

İhlâs ve iktisat

Bir haksızlık karşısında

Tektipleşmede son adım

Ne insan bu kadar basit, ne de hayat sıradan

Tutunamayanlar için

İki yanlış arasında

‘İslâm sanatı’nın söylediği

İnsancıl ve tepkisiz

Kırılma noktası

Namaz ve tesettür

Görüntünün iktidarı

Yarına hazır mıyız?

Tesettür karşıtlığı üzerine bir psikanaliz

Firavun sarayındaki mü’min

Dünü ve bugünüyle İstanbul’un söylediği

Öngörüler ve sonra görülenler

Başka bir açıdan Pakistan tecrübesi

Tarih okuyanlar, tarihin canına okuyanlar

‘Kamusal alan’ kimin alanı?

Milliyetçiliklerin milletlere ettiği kötülükler

Anneler, eşler

Sevgi tüketimi

“Bediüzzaman’ı anlamak”, ama nasıl?

Alenîlik

Şehit olsanız bile...

‘Mikro iktidar’ üzerine

Özenmek, imrenmek...

Bir göz hatırı için

Ehakkı ararken

Mâruf ve münker

Mü’minler nasıl kardeş olur?

Genişlik, derinlik

Yüzleşme noktası

Abdülhakim Murad’ı okurken

Ezber bozmak, oyun bozmak

‘Diyalog’a evet, ama kimlerle?

‘Ene’ üzerine bir hasbihal

Başka bir açıdan toptancılık

Bir bomba, bir Müslümanın elinde ise, ‘İslâmî’ midir?

Diyaloğun adresi!

Fazla mı temiziz sahi?

İçe dönük diyalog

Masumiyet, silâhtan daha güçlüdür

O yağmuru beklerken

Risale-i Nur ve tasavvuf: Doğru sözler, yanlış anlamalar

Risâle-i Nur ve tasavvuf: Hak yolda iki şerit

Söylenmesi doğru olmayan doğrular

Toptancılık kime yarar?

Üzülebilmek

Fakihlere övgü

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.
  3.  Bu yazının geçtiği eseri incelemek -veya satın almak- istiyorum.

1vicdanayse burcu yildiz, 07.09.2006, türkiye

amalarim yaptigim hatalarin,göremedigim gerçeklerin kendime güzel gösterme kandirmacamdi.O ndan ve amalarimin karistirdigi herkesten özür diliyorum.

bu güzel yaziyla beni yüzlestirdiginiz için size

çok tessekkür ediyorum.




© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut