Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Dinin siyasetle hiç ilgisi olmaması gerektiğini söyleyenler, dinin ne olduğunu bilmiyorlar demektir.”

Mahatma Gandhi

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

AİLENİN ÇÖKÜŞÜ
–Abdülhakim Murad

[*4.641 yazı içinden]

Terakki-2

Harun Pirim

ŞAHSİ TEKAMÜL VE TERAKKİNİN (tekamül maneviyata, terakki maddiyata bakabilir) insanın fıtrat tarlasına ekilmiş olan istidat tohumlarının güzelce açılabilmesi ile mümkün olabildiğini; insanın kainattaki tekamül kanununa hem öncülük ettiğini(fiiller, imaret daha çok insan vasıtasıyla gerçekleşiyor) hem de ayak uydurduğunu(kainat okumaları ile kendisine dersler çıkarıyor, mühendislikten yönetim disiplinlerine kadar hayvan organizasyonlarından, canlı hücresinden, fizyolojilerden dersler çıkarıyor. Biomimicry enstitüsünün(*1) içeriğine bakmak bu bağlamda aydınlatıcı olabilir.) ifade etmiştik. Bir taraftan çalışmalarıyla fiiller alemini şekillendirmeye cüzi ihtiyarıyla mükellef kılınan insan, diğer taraftan ruhuna ekilen tohumları sulamak ve sümbüllendirmek için teklif ile mükellef kılınmış(*2) . Ayette geçen ‘Allah birçok kimseyi onunla saptırır, birçok kimseyi de onunla doğru yola iletir’ beyanları bu hakikate işaret ediyor. Teklif, din olmasaydı ruhlardaki o tohumlar kâmil manada açılamazdı. Her şeyin tekamülü zıtlarının mukabelesiyle oluyor. Hidayetin tekamülüne dalaletin, imanın tekamülüne küfrün tardım etmesi gidi. Küfrün pisliğini ve zararlarını gören bir müminin iman ve hidayeti artar.

Kâinatta tekâmül kanunu vardır. Kâinat ağacının meyvesi insan da bu kanuna tabidir. Muhakemat’da çok veciz olarak ifade edilmiş:

‘Mazide nazarî olan bir şey, müstakbelde bedihî olabilir. Şöyle tahakkuk etmiştir: Âlemde meylü'l-istikmal vardır. Onunla hilkat-i âlem, kanun-u tekâmüle tâbidir. İnsan ise, âlemin semerat ve eczasından olduğundan, onda dahi meylü'l-istikmalden bir meylü't-terakki mevcuttur. Bu meyil ise telâhuk-u efkârdan istimdat ile neşvünema bulur. Telâhuk-u efkâr ise, tekemmül-ü mebâdiyle inbisat eder. Tekemmül-ü mebâdi ise, fünun-u ekvânın tohumlarını sulb-ü hilkatten zamanın terbiyegerdesi bir zemine ilka ile telkih eder. O tohumlar ise tedricî tecrübelerle büyür ve neşvünema bulur.’(*3)

Bu kanun bizde meyiller olarak kendisini gösteriyor. Fikri birikimler, meyillerimizin sümbüllenmesine yardım etmektedir(düşünürlerin kitapları olmasa, bireysel emekle bir konuda derinlemesine fikir üretip o konuda kabiliyetlerimizin açılması zorlaşır). Fikri birikimler, prensiplerin ilkelerin gelişmesiyle genişlerler (mantık, matematik formülleri, bilgisayar programları birikimlerin bir araya getirilmesinde, ortak bir dil ile ifade edilip birlikte gelişime vesile olabilmesine yardımcı olurlar). İlkelerin gelişmesi, kevni bilimlerin tohumlarını da zamanın terbiyesinde yetişen bir ortama aşılar. O tohumlar da tedrici tecrübelerle büyür ve sümbüllenir. Teknolojik gelişmeler, yazılımlar, uygulamalar fikri birikimlere katkı sağlıyor, bilimsel gelişmelere yol gösteriyor. Kabiliyet sahipleri de o yollara girip yeni açılımları tecrübe ederek yeni birikimlere vesile oluyorlar. Bu birikim ve gelişmeler ile dün üniversite seviyesinde anlatılan konular bugün ortaokullara ders verilebiliyor. Bireysel olarak bir konuda uzmanlaşabilmenin, fikri derinlik sahibi olabilmenin yolu öncekilerin birikimlerine vakıf olabilmekten geçiyor. Risale-i Nur külliyatının bizim için en büyük katkılarından birisi içerisinde birçok mütefekkirin katkısı olduğu İslami mirası, birikimi bize güzel, kolay ve anlaşılır biçimde aktarmış olmasıdır.

‘i’lâ-yı kelimetullah, maddeten terakkiye mütevakkıf’(*4) olmasını tekrar düşünecek olur isek, fikir birikimlerine vukufiyet ile şahsen bir konuda uzmanlaşıp yeni birikimlere vesile olarak, sürdürülebilir bir terakki yoluna girebilmemiz mümkün olabilir. İttihadın yolu da buradan geçiyor ki Bediüzzaman ifade etmiş: ‘İttihad, imtizac-ı efkârdır. İmtizâc-ı efkâr, mârifetin şua-ı elektrikiyle olur.’(*5)


  1. https://biomimicry.org/biomimicry-examples/

  2. Said Nursi, İşarat’ül İ’caz, Bakara Suresi 26. Ayet

  3. Said Nursi, Muhakemat, Birinci Makale, İkinci Mukaddeme

  4. Said Nursi, Hutbe-i Şamiye

  5. Said Nursi, Münazarat

  24.03.2019

© 2015 karakalem.net, Harun Pirim


  1.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut