Yenilenmiş arayüzüyle karşınızda!


“Hayatımızda acı olmak zorunda. Çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekerek saflığına kavuşabilir.”

Andrei Tarkovski

Kullanıcı 
Şifre
 

*her saat güncellenmektedir

Salvele
–Molla Camî

[*4.493 yazı içinden]

Keşfin Yarenleri

Yazara Mesaj Gönder

KİMİ ŞEHİRLERİN kaleleri, kimi şehirlerin kale gibi kişileri vardır. Her ikisi beraber olabileceği gibi; kimi şehirler bir dağa yaslanır, kiminin içinden bir nehir geçer.

Tarih boyunca akan kişilikler ve kimlikler şehir yatağını dantel gibi dokur. Taş konuşur, ağaç ses verir, köprüler hanlar dillenir olur; duyan hisseden için.

Gidilmedik şehir bilinmedik şehirdir. İstediğiniz kadar hakkında kitap okuyun, fotoğraf bakin, video izleyin! Şehirde şöyle bir yürümenin yerini tutmaz.

Taşların sesi, yapıların dili, yaşayanların hissedişi ve düşünüşü, vefat edenlerin ruhaniyeti sanki göğe yükselmiş ve tekrar inip şehrin üstünü kaplamıştır.

Kimse şehirde etkisiz eleman değildir; ister meczup olsun, ister bir çay ocağında çalışıyor olsun, ister vali olsun, ister kimselerin kimliğini bilmediği bir kimse olsun. Değil mi o şehirde nefes alıp veriyor, sokağında yürüyor, yemeğinden yiyor, suyundan içiyor; şehrin ruhaniyetinden etkileniyor, şehrin ruhaniyetini etkiliyordur!

Büyük ruhlar şehri büyük etkiler; suyun akışını bile değiştirilir. Yine de küçük; küçük değildir şehirde.

Şehir; mekan, zaman ve insanın buluşmasıdır. Üçünün şuurunun şiir olup medeniyet havzasına akmasıdır. Mekanı yıkmak bir nevi insani yıkmaktır, tarihle bağlarını koparmak bir nevi insani kimliğinden koparmaktır.

Mekanda sesler, renkler, hisler kayıtlıdır. Zaman nehri onları geleceğe taşır; tarih ve mekan şuuru yoksa insan da medeniyet tasavvuru da bir nevi yoktur.

Bir kentte kebap yemek; zevkten öte kentin birikmiş kültüründen beslenmektir. Bu basit bir yemek de olabilir; besleniş aynı besleniştir.

Bir şehre seyahat; zamanda yolculuk, mekanda yürüyüş, insanı ve kendini seyrediştir aslında. Gecede içinden geçmek bile ondan bir şey almak, bir şey vermektir.

Dünya şehri seyyahın kulağına gurbet sesler, faniden bakiye geçiş işaretlerini gösterir. Asıl vatanın baba diyarı olduğunu , tadımlık lezzetlerin gerçek yurtta yeneceğini düşündürür.

Şehre gelişler ve gidişler seyyahı yeni keşif yolculuklarına çağırır. Gurbet ve hüzün yoksa keşif de yoktur! Bunlar yolcunun yarenleridir.

  04.12.2017

© 2015 karakalem.net, Hüseyin Eren

  1.  Bu yazının yazarına mesaj göndermek istiyorum.
  2.  Bu yazının uygun formatta çıktı'sını almak istiyorum.


© 2000-2015 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut